top of page

Oruçluyken Stresi Azaltacak 13 Besin

  • 7 Tem 2015
  • 5 dakikada okunur

Ramazanda, Yediklerimizi tekrar gözden geçirelim;

Gıdayı sakinleştirici yapan nedir? Tabi genel bir yanılgı bütün yiyeceklerin rahatlattığı yönündedir aslında, kısmen doğru olsada içerikleri göz önüne alındığında sadece yeme hissinin verdiği rahatlık değil besinlerin içeriklerinin sakinleşmemize destek olacağını söyleyebiliriz. Herhangi bir gıdayı tüketmekle gıdayı doğal bir antideprasan gibi kullanmak arasında bilinçli bir çizgi var. Bilinçsiz şekilde birşeyler yiyerek, hızlı bir şekilde rahatlayabilirsiniz, fakat etkisi kalıcı olmayacaktır. Özellikle ramazan ayında sıklıkla karşılaştığımız duygusal açlık ve fiziki açlık durumlarında kontrolsüz bir şekilde yemenin ucunu kaçırıp sonrasında hızlı bir pişmanlıkla tüm mutluluğunuzu sonlandırabilirsiniz.

Stres olağan hayat akışının bir parçası, gündelik yaşantımızda bizi strese sokacak irili ufaklı birçok olay yaşayabiliriz. Ramazan ayında bu etkilier biraz daha fazla olacaktır. Fiziksel açlık, gündelik stresle birleştiğinde bununla mücadele etmek isteyen vücudumuz, bunu kortizol salgılayarak yapıyor. Ama kortizol hormonunun sürekli yüksek seviyelerde kalması, yeme isteğini arttırıyor, özellikle kadınlar bu isteği karbonidrat ve tatlı gıdalar ile giremeye çalışırken başta kilo alımı olmak üzere birçok problemin doğmasına sebebiyet veriyor. Bu şekilde yediklerimizle duygusal açlığımızı bastırıyouz diyebilirim. Kortizol özellikle bel çevresinde yağlanmaya sebebiyet verir ki bu da başlı başına bir stres nedini olarak karşımıza tekrar çıkacaktır. Bu tarz yeme bozuklukları kısır döngü içerisine sokar bizleri. Daha fazla stres daha fazla yağlanma ve tekrar stres anlamına gelir bu kısır döngü içerisinde. Yüksek kan şekeri ve bağışıklığın azalması gibi etkileri de dikkate alındığında durumun ciddiyeti önemsenmeyecek boyutta değildir.

Bu sebeple özellikle ramazan aylarında yediklerimize dikkat etmeliyiz. Stresi azalttığı yapılan araştırmalarla desteklenen ürünler tüketmemiz bize destek olacaktır. Enerji veren, günlük hayata odaklanmanıza yardımcı olan, rahatlatan besinler tüketerek kendinize yardımcı olabilirsiniz.

1. Kuşkonmaz;

Kokusu biraz ilginç olsa da sizi rahatlatacak folik asit miktarının yüksek olması bu özelliğinin önüne geçecektir. İnternetten bakacağınız farklı tarifleri değerlendirebilirsiniz.

2. Avokado

Vücudumuzda ki en güçlü ve en önemli antioksidan olan glutatyon bakımından oldukça zengindir. Özellikle ileri yaşlarda gözlemlenen bağırsak emiliminde hasara neden olan bazı yağların yakılmasına destek olur. Ayrıca Avokado vücudumuza çok faydalı bir antioksidan olan lutein barındırır. Karaciğere depolanarak gerektiğinde A viteminine dönüşen Beta Caroten bakımından da oldkça zengindir. Vitamin E ve diğer meyvelerden çok daha fazla folik asit içerir. Bir diliminde bol miktarda B vitamini vardır. Sadece bir meyve gibi gözüksede zengin besin değeri nedeniyle tüketimi hergün ama sınırlı olmalıdır. Bir iki dilim yeterli olacaktır.

3. Yaban Mersini

Antioksidanların en kuvvetlilerinden olan antosiyanin bakımından oldukça zengindir. Özellikle dikkat dağınıklığı için pozitif birçok faydalarını okuyabilirsiniz. Çilek, ahududu, böğürtlen gibi türevleri stresle başa çıkmada çok etkili ve C vitamini bakımından oldukça zengindirler. Almanlar 120 kişilik bir denek grubu ile yaptıkları bir çalışmada bu besinleri tüketen deneklerin sorulan matematik sorularına daha doğru cevaplar verdiklerini gözlemlemişlerdir. Ramazan ayında dikkat sorunu yaşayanlar için oldukça etikili bir meyve olduğunu söyleyebilirim. Tabi genel hayatımızda da bundan faydalanmamak elde değil..

4. Kaju

Bazen krizlerimizi engelleyen, Keyifli bir aperatif olarak adlandırabiliriz. Protein ve yağ bakımından zengin olması tüketim sıklığı ve yoğunluğunun kontrol edilmesini gerektiriyor aslında. Kaju çinko için çok iyi bir kaynaktır. Düşük çinko seviyesi depresyon ve anksiyeteye neden olabilir. Vücudumuz çinko depolayacak bir donanıma sahip olmadığı için hergün kararlı miktarda almakta fayda olduğunu söyleyebilirim.

5. Papatya Çayı

Yatmadan önce tavsiye edilebilecek en doğal sakinleştirici olduğunu söyleyebilirim. Bunu yapılan bir çalışma ile desteklemiş bilim insanları, anksiyete bozukluğu olan 57 katılımcıya 8 hafta boyunca papatya ürünleri verilmiş ve anksiyete belirtilerinde belirgin bir düşüş olduğu gözlemlenmiştir.

Tabi bizim için en kullanışlı ve etkili olanın yatmadan önce sakinleşmek ve güzel bir uyku için papatya çayı olarak tüketmek olduğunu söyleyebilirim. Bende çok işe yarıyor. Maryland Üniversitesi Tıp biriminin papatya çayının sakinleştirici etkisinin yanında uykuyu kolaylaştırıcı etkilerini bulduğunu da eklememiz gerekir.

Sıcak suda 10 dakika beklettikten sonra, televizyon, telefon, ve benzeri uyarıcıları kapatıp huzurlu bir köşede keyifle içebilir ve etkilerini gözlemleyebilirsiniz.

6. Çikolata

Yararlı antioksidanların yanında kalp sağlığı için de faydaları ispatlanmış çikolatanın ruh halimiz için yadsınamaz bir bağlantısı vardır. San Diago Üniversitesidne yapılan yeni bir çalışma hem kadın hem erkeklerde fazla çikolata tüketenlerin depresif belirtilerinde artış olduğu gözlemlenmiştir. Tabiki çoğumuz kötü bir günün ardından bir paket çikolatayı bitiriyoruzdur. Buradaki püf noktası aşırıya kaçılmadığı takdirde pozitif etkilerinin olduğu.

Bitter çikolata kan basıncını düşürücü ve rahatlatıcı bir etkiye sahip. Bunun nedeni iki önemli antioksidan barındırması. Haftada bir rahatlıkla bitter çikolata tüketmek için kendinize izin verebilirsiniz. Tabi kilo almamak için aldığınız kaloriyi harcamak koşuluyla.

7. Sarımsak

Evet güçlü antioksidan kaynaklarından birtanesi. Sarımsaktaki kimyasallar serbest radikallerin neden olacağı hücre hasarları ve yaşlanmaya neden olan etikilerinin önlenmesine yardımcı olacaktır. Çok iyi bir doğal antibiyotik olarak adlandırılır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Barındırdığı alisin ile kanserden tutun, soğuk algınlığına, kalp hastalıklarına karşı önleyicidir. Stresin en önemli zararı bağışıklık sistemini zayıflatmasıdır. Sarımsak bu bağışıklığın geri kazanılması için bize ciddi oranda yardımcı olacaktır.

8. Çimle beslenen sığır eti

Et tüketiminde dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan birtanesi de beslenme şekillleridir. Doğal çim ile beslenen sığır eti, tahıl ile besleneninkine göre hem antioksidan olarak hem de C, E Vitaminleri ve beta karoten olarak daha zengindir. Ayrıca katma hormon, antibiyotik ve farklı kimyasallar içermez. Yağ oranı düşük olup iki ile dört kat fazla omega - 3 ihtiva eder. İngilterede yapılan bir çalışmada doğal çim ile beslenen sığırların etinden yinen gönüllülerin kanlarında omega 3 yağ asitlerinde artış, zararlı olan omega 6 yağ asiti seviyelerinde ise azalma gözlemlenmiştir.

Bu farklılık, kanser, kalp-damar hastalıkları, depresyon, bağırsak hastalıklarından korunmada da kendini etkin olarak göstermektedir. Bu şekilde doğal bir et bulmak biraz zor ve pahalı olabilir ama değeceğine emin olabilirsiniz.

9. Yeşil Çay

Kafein içermiyor olsa da teanin adlı bir amino asidi barındırır. Illınois Universitesinin yaptığı bir çalışmada, kanser türlerine karşı koruyucu, zihinsel performansı arttırıcı, beyni güçlendirici ve zayıflamayı destekleyici etkilieri gözlemlenmiştir. Günde iki fincan içilmesi tavsiye edilir.

10. Yulaf Ezmesi

Kompleks bir karbonhidrat olan yulaf ezmesi kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak serotonin salgılanmasına yardımcı olur. Serotonin sadece antioksidan özelliklere sahip değildir, aynı zamanda stresin üstesinden gelmemize yardımcı olacak yatıştırıcı bir his oluşturur. Yapılan çalışmalar sabah yulaf ezmesi yiyen çocukların, daha dikkatli olduğunu göstermiştir. Diğer tahıllara oranla beta glukan bakımından zengindir.

11. Portakal

Taşınabilir bir C vitamini deposudur. Özellikle kansere karşı olumlu etkisinin keşfedilmesi ve fazla dozda alınmasıyla ortaya çıkacak yan etkilerinin çok az ve önemsiz olması, bu vitaminin önemini bir kat daha arttırıyor.

12. İstiridye

Evet bilinen en yaygın özelliği afrodizyak oluşu sanırım. Aslında tam bir çinko deposu diyebiliriz. Genellikle meze olarak servis edilen İstiridye günlük almamız gereken besin ihtiyacının yarısını barındırıyor diyebiliriz.

13. Ceviz

Çoğunlukla tadını hepimizin beğendiği cevizin zihinsel gelişimi desteklediğini bilmek ayrıca mutluluk verici.. Özellikle hafıza kaybını önlemek için gerekli, Alfa linolenik asit, omega 3 yağ asidi ve diğer polifenoller bakımından zengindir. Tufts Üniversitesinde araştırmacılar, ceviz tüketen bazı hayvanlarda bile yaşlanma belirtilerinin azaldığına rastladılar.

Evet Ramazan ayının son günlerinde özellikle sıcakların da artması, açlığın ve susuzluğun kendini göstermesi stres seviyemizi yukarılara çekebilir. Bu dönemde ve hatta sonrasında da beslenmemize de dikkat ederek stresi hayatımızdan uzak tutmak için büyük bir adım atmış olabiliriz.

Psikolog Ömer YALÇIN

 
 
 

Yorumlar


Featured Posts
Recent Posts
Archive
Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
Bizi Takip Et 
  • Google+ Black Round
  • Facebook Black Round
  • Instagram Black Round
bottom of page